Erdoğan: İsteseler de istemeseler de Kanal İstanbul’u yapacağız

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Kanal İstanbul projesi üzerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiği dönemde çalışmaya başladığını belirterek, ‘İsteseler de istemeseler de Kanal İstanbul’u yapacağız. İki yolumuz var, ya yap-işlet-devret ile ya da milli bütçeyle yapacağız’ dedi.Cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenlenen ‘TÜBA-TÜBİTAK Bilim Ödülleri’ Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2019 yılı ödüllerini kazanan bilim insanlarını tebrik ederek, ‘Bilim insanlarımızın en büyük mirasları geride bıraktıkları çalışmaları, araştırmalarının topluma sağladığı fayda ve yetiştirdikleri öğrencilerdir. Türkiye işte bu tür başarılarla 2023 hedeflerine doğru emin adımlarla ilerleyecektir. Ama en önemlisi bu gayretler yeni nesillere emanet edeceğimiz 2053 ve 2071 vizyonlarımızın da temelini de oluşturacaktır’ dedi.’BİLİME VERDİĞİMİZ DESTEK 1,8 MİLYAR LİRAYA ULAŞTI’2019 yılında 57 bilim insanının ödüle layık görüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Bugün ödül alan tüm akademisyenlerimizin de gerçekten de çok çarpıcı çalışmaları olduğunu görüyoruz. Örneğin bir bilim insanımız çevreye zarar veren atıkların hidrojen üretiminde kullanılmasını sağladı. Bu buluşla karbondioksit salınımından faydalı ürünler elde etmek mümkün hale gelmiştir. Tabii Prof. Erdal Arıkan’ın ismini özellikle zikretmezsek olmaz. Kutupsal kodlama yöntemini geliştiren hocamız verilerin iletiminde 70 yıldır üstesinden gelinemeyen kapasite sorununu çözdü. Bugün dünyada 5 gram ve ötesi teknoloji konuşuyor olmamızı Erdal hocamızın çalışmalarına borçluyuz’ diye konuştu.’1,8 MİLYAR LİRA DESTEK’TÜBİTAK’ın 56 yıldır bilim ve teknolojinin mihmandarlığında kalkınmayı destekleyecek adımlar attığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunmadan uzaya, kutup çalışmalarından astronomiye, akademiden sanayiye uzanan geniş bir alanda atılımları ve yenilikleri TÜBİTAK vasıtasıyla desteklediklerini dile getirdi. Erdoğan, ‘Bilimin ve mühendisliğin her alanında araştırmacılarımıza önemli imkanlar sunuyoruz. 2002 yılında bilim insanlarımıza sadece 150 milyon lira destek sağlanırken, bu sene verdiğimiz destek 1,8 milyar liraya ulaştı. Böylece üniversitelerimizin ve sanayimizin araştırma kapasitesini önemli ölçüde artırdık. Bu desteklerle 207 üniversite 1572 araştırma geliştirme ve tasarım merkeziyle 85 Teknopark’ta faaliyet gösteren araştırmacıların da yanında olduk. Adeta sıfırdan kurduğumuz altyapı sayesinde araştırma geliştirme harcamalarının milli gelirimizdeki payı ilk defa yüzde 1’i aştı. İnşallah önümüzdeki dönemde bu oranı çok daha artıracağız’ mesajını verdi.Türkiye’yi dünyadaki tüm bilim insanları için çekim merkezi haline getirmek istediklerini belirten Erdoğan, Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı’ndan 98’i Türk, 29’u yabancı olmak üzere 127 üst düzey araştırmacının yararlandığını söyledi.’2022 SONU SERİ ÜRETİME GEÇİLECEK’Erdoğan, artık yeni teknolojilerin sadece pazarı olmakla kalmayacaklarını, bu teknolojileri üreten, tüm dünyaya yayan ve kendi koyduğu standartları kabul ettiren bir ülke haline gelmekte kararlı olduklarını kaydetti. Erdoğan, ‘İşte Bilişim Vadimiz bu noktada kritik bir rol üstlenecek. Gerçekten gurur verici, ümit verici, her türlü takdire layık bir çalışmanın gerçekleştirildiğini gördük. İnşallah aynı azim ve kararlılıkla devam edilerek belirlenen tarihte 2022’nin sonunda seri üretime de geçecektir. Bursa Gemlik’te Silahlı Kuvvetlerimize ait 4 milyon metrekarelik bir alanın 1 milyon metrekaresini biz TOGGD’a tahsis ettik. Şimdi süratle fabrikamız orada yapılacak ve oradan uluslararası sulara açılma imkanımız olacak. Projenin her aşamasını adım adım takip ediyor, çıkan her sorunu çözüyoruz. Bu proje ülkemiz için otomobil üretmenin çok daha ötesinde bir vizyona sahiptir. Türkiye’nin otomobili sanayimizi tasarımdan üretime tüm bileşenleriyle geleceğe hazırlama çabamızın müşahhas örneğidir. Milletimiz de Türkiye’nin otomobiline tüm kalbiyle sahip çıkmıştır. Başta şahsım olmak üzere de siparişleri de almaya başladık. Devrim otomobilinin önünü kestiler; ama inşallah devrin otomobilinin önünü kesemeyecekler’ diye konuştu. ‘BOZDOĞAN, TESTİ BAŞARIYLA TAMAMLADI’TUBİTAK Savunma Sanayi Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü SAGE’nin kendi alanında önemli başarılara imza attığına dikkat çeken Erdoğan, ‘SAGE tarafından geliştirilen ilk yerli havadan havaya füzesi Bozdoğan, hedef uçağa yapılan ilk güdümlü atış testini başarı ile tamamladı. İlk yerli seyir füzesi SOM ailesinden SOM B-1 ve SOM B-2 füzeleri eklenen yeni yeteneklerini Hava Kuvvetlerimiz tarafından gerçekleştirilen başarılı test atışlarıyla da kanıtladı. Milli mühimmatımız hassas güdüm kitinin TSK’ne teslimatı da gerçekleştirildi. Geliştirilmekte olan çok kritik alt sistemlerimiz arasında yer alan Kaşif, Atlas, SG Konum gibi ürünler savunma sanayi firmaları tarafından kullanılmaya başlandı. İnşallah SAGE’den önümüzdeki dönemde çok daha büyük başarılar bekliyoruz. Aynı şekilde kutuplarda ülkemizin bayrağını dalgalandıran Türkiye Antarktika Bilimsel Araştırma Kampı da kuruldu. Kamp bünyesindeki meteoroloji istasyonu faaliyete geçti ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığının deniz tabanı haritalaması da gerçekleştirildi. Konuyu Boris Johnson ile de görüştüm, belki de İngiltere ile bu çalışmayı daha da yaygınlaştırarak sürdüreceğiz. Nihai hedefimiz Antarktika Anlaşmalar Sisteminde gözlemci ülke statüsünden danışman ülke statüsüne geçerek kıtanın geleceğinde söz sahibi olmaktır’ diye konuştu.’MÜKEMMELİYET MERKEZİ ANLAŞMASI’Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında 2 hafta önce Malezya’da katıldığı Kuala Lumpur zirvesine de değinerek, Türkiye olarak 15 anlaşma ile bu zirveden dönüldüğünü, bunlardan birinin de TUBİTAK ile Malezya, Katar ve Endonezya’daki muadilleri arasında Mükemmeliyet Merkezi kurulmasına ilişkin anlaşma olduğunu söyledi. Erdoğan, ‘Amacımız, güvenlik, gıda, sağlık, ulaşım, enerji, bilgi ve iletişim teknolojilerinde ülkelerimizin ortak ihtiyaçlarına çözüm getirmektir. Bilgi ve teknolojiyi paylaşmanın yanı sıra araştırmacılarımızın serbest dolaşımını sağlamak da beklentilerimiz arasındadır. Oluşturacağım bu enerjinin diğer ülkeleri de cezbedeceğini düşünüyorum. Aslında biz bu merkez ile geniş çaplı bir teknoloji atılımının ilk adımını atmış olduk’ ifadelerini kullandı.VARANK, BİLİM TEKNİK DERGİSİNİ HEDİYE ETTİKonuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, akademisyenlere ödüllerini takdim etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Kanal İstanbul ile ilgili görüşlerin yer aldığı TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi’nin 1990 yılı Ağustos ayı sayısını hediye etti. O dönemde Kanal İstanbul’un gündemde olduğunu ve hediye ettiği dergide Jeoloji Yüksek Mühendisi Yüksel Önem’in makalesinde bu konuya değindiğini ifade etti. Varank, makalenin sonunda yer alan ‘İstanbul Kanalı şimdilik şüphesiz bir hayaldir; ama insanoğlu tarih boyunca hep gönlündeki büyük hayalleri erişmek savaşını vermemiş midir? Bu da onlardan biridir işte’ ifadelerini okudu.’İSTESELER DE İSTEMESELER DE KANAL İSTANBUL’U YAPACAĞIZ’Cumhurbaşkanı Erdoğan da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiği 1994 yılından itibaren Kanal İstanbul projesi üzerinde çalıştığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Binali Yıldırım ile birlikte, kendisi Ulaştırma Bakanı olduğunda dedik ki, süratle Kanal İstanbul’u hayata geçireceğiz. Tabii heyecanımız çok büyüktü. Çünkü Kanal İstanbul ile birlikte biz bir şeyi ispat ediyorduk. O da neydi? Bir İstanbul Boğazı’nın bırakın ihtiyaca cevap vermeyi, sürekli olarak kazalarla gündeme gelmesi, Montrö’nün ayrı bir siyasi tehdidi. ‘Bize çok daha farklı bir burada yatırım gerekir’ dedik ve bunu da Bilim Teknik’de okuduğumuzda, ‘demek ki biz doğru istikametteyiz, o zaman bunu yapmamız lazım’ dedik. Bunu da gerçekten İstanbullulara bu projeyi takdim ettik. Ne yazık ki hala anlamayanlar, anlamak istemeyenler var. Bunu birinci köprüde yaptılar, ikinci de, üçüncü de yaptılar, Marmaray’da, Avrasya Tüneli’nde, Osman Gazi Köprüsü’nde, Orhan Gazi Köprüsü’nde yaptılar. İsteseler de istemeseler de Kanal İstanbul’u yapacağız. Şu anda dünyada 50’yi aşkın bu şekilde kanal var. Bütün bu kanallar sadece bir lüks olsun dile yapılmıyor. Hepsi bir ihtiyaca yönelik yapılıyor. Kanal İstanbul’u yaparken 2 tane de modern akıllı şehri bununla beraber inşa edeceğiz. 2 yolumuz var ya yap-işlet-devret ile ya da milli bütçeyle yapacağız. Türkiye bunu yapmaya zaten kendisi muktedirdir. Yap-işlet-devret olursa bizim için çok iyi olur. Olmadı milli bütçeyle bunu yapmamız mümkün. Her ikisinde de şu anda elimizde imkanlar var.’

Bir önceki yazımız olan Meclis, Libya tezkeresi için olağanüstü toplanıyor başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Related posts

Leave a Comment