Cumhurbaşkanı Erdoğan: Rejimin saldırısı, Suriye’de yeni dönemin miladıdır (2)

‘BAY KEMAL, MİSAK-I MİLLİ’NİN ALTINDAKİ İMZAYI ARAŞTIR’Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Suriye’de ABD, Rusya, İran, koalisyon güçleri adı altında bazı Avrupa ülkeleri ile birlikte bazı Körfez ülkeleri, PKK ve DEAŞ terör örgütlerinin bulunduğunu; ancak sadece Türkiye’nin varlığından rahatsızlık duyulduğunu söyledi. Sınıra doğru gelen İdlibliler için briket barınaklar inşa etmeye başladıklarını anlatan Erdoğan, ‘Esed Kürtlere pasaport dahi vermezdi, kimlik kartı vermezdi. Ben kendisine aksini söylerdim, o vermezdi. Esed aynı Esed, değişen bir şey yok. Ben inanıyorum ki bundan sonra da onlara orada böyle bir yaşam hakkını rejim tanımayacaktır. Bizim ise böyle bir derdimiz yok, bize topraklarımız yeter. Biz 780 bin kilometrekarelik vatan topraklarımızda mutlu ve insanca yaşıyoruz. Derdimiz Suriye’ye işgal kuvvetlerinin girmesini engellemektir. ‘Ne işimiz var orada’ diyor bay Kemal. Bay Kemal, Misak-ı Milli’nin altında kimin imzası var, önce onu bir araştır. Sen hep diyorsun ya ‘CHP Atatürk’ün partisidir’ ama sen kimin partisi olduğunun bile farkında değilsin. Çünkü Suriye’de herkes var, sadece halkın tamamını temsil eden bir yönetim yok’ diye konuştu. ‘ŞAHSIMA YÖNELİK TEHDİTLER SAVRULUYOR, BAŞARAMAYACAKSINIZ’ABD Başkanı Donald Trump’ın açıkladığı sözde Orta Doğu barış planının, işgal ve ilhak planı olduğunu kaydeden Erdoğan, ‘Planın yegane hedefi 70 yıldır aralıksız süren İsrail’in işgal yıkım ve gasp politikalarına meşruiyet kazandırmaktır. Türkiye olarak bu planı hemen reddettik, tepkimizi ortaya koyduk. Bu plan, 70 yıldır evlerine kavuşma hasretiyle bekleyen Filistinli mültecilerin geri dönüş hakkı olmayacağını söylüyor. Demek ki Trump bu işgalcilerin arkasındadır. Kudüs üç semavi dinin de kutsal bir şehridir. Bunu dikkate almayan hiçbir planın başarı şansı yoktur. Kudüs’ün İsrail’e peşkeş çekilmesini kim içine sindirebilir? Türkiye olarak hemen Filistin’i işgal, Kudüs’ü gasp anlamına gelen bu planı hemen reddettik. Maalesef Amerika gerek şahsıma gerek istihbarat başkanıma yönelik tehditler savuruyor, bazı finans kuruluşlarına yönelik de tehditlerde bulunuyor. Ne yaparsanız yapın, bunu kesinlikle başaramayacaksınız. Gün sessizliğe bürünme değil, Filistin davasına ve Kudüs-ü Şerife sahip çıkma günüdür. Filistinli kardeşlerimizin razı olmadığı bir plana asla destek vermeyeceğiz’ dedi.’DÜZENLEME MECLİS’TEN UZLAŞMAYLA GEÇTİ’Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de milli iradeye ve TBMM’ye sürekli tuzak kuran ve yıpratmaya çalışan zihniyet olduğunu kaydetti. Türkiye’nin AK Parti döneminde yaşadığı demokratikleşme hamlelerinden birinin de suça karışan asker kişilerin, sivil mahkemelerde yargılanabilmelerinin önünün açılması olduğunu kaydeden Erdoğan, TBMM’nin, bu önemli düzenlemeyi 25 Haziran 2009’da, grubu bulunan 4 partinin ittifakıyla gerçekleştirdiğini hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: ‘Bu partilerden biri de Kemal Kılçdaroğlu’nun grup başkan vekilliğini yürüttüğü CHP’dir. O dönemde CHP her nasıl olmuşsa bu konuda doğru bir tutum sergilemiştir. Hatta bu düzenlemeyle ilgili AK Parti grup başkan vekilleriyle görüşmeye gelenlerden biri de Kılıçdaroğlu’dur. Sonuçta Meclis tarihinde ender rastlanan bir uzlaşmayla bu düzenleme komisyondan ve Genel Kurul’dan geçip kanunlaşmıştır. Düzenlemenin amacı, darbelere zemin hazırlayan, hukukun işlemesinin önüne geçen, ülkemizi uluslararası platformlarda sürekli eleştiri konusu yapan yanlış bir uygulamanın düzeltilmesidir. Suç işleyen kişinin asker kimliğinin ona ayrıcalık tanımasının ne hukukta ne demokraside yeri zaten olamaz.”SÜRATLE DAVA AÇMALISINIZ’Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ’un bu düzenlemeyi bahane ederek, Meclis’i toptan itham eden birtakım açıklamalar yaptığını belirten Erdoğan, şunları söyledi: ‘Şimdi ben özellikle kendi grubumuza sesleniyorum. Burada parlamentonun hukukunu korumak üzere süratle hepiniz dava açmalısınız. Çünkü anayasa buna amir ve Meclis’in yasama yetkisini dışarıdan birilerinin atıp tutmak suretiyle yere çalmaya hakkı yoktur. Maalesef bu açıklamalara CHP’den ve diğer partilerden kimi milletvekilleri de destek vermiştir. Daha önce aksi kararı aldıkları halde bundan yaklaşık 11 yıl önce tüm partilerin desteğiyle çıkarılan bir düzenlemenin üzerine FETÖ gölgesi düşürülmeye çalışılması en hafif tabiriyle Meclis’e saygısızlıktır. Daha da önemlisi bu düzenlemeye destek veren tüm milletvekillerinin böyle bir ithama maruz bırakılması, yasama dokunulmazlığına ve milli iradenin temsilcilerine yönelik gayet bilinçli bir saldırıdır. Vesayet döneminin hevesi olan bu yaklaşımların kendileri de milletvekili sıfatı taşıyanlar tarafından desteklenmesinin ise anlaşılabilir hiçbir tarafı yoktur. Süratle bu parlamentonun hukukunu hep beraber korumamız lazım. Bu hukukun gereği neyse bunu da yapmamız lazım.’Meclis’i ve milletvekillerini aşağılayarak, sadece darbe ve vesayet zihniyetine hizmet edilebileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Bu, boru göstermeye benzemez. Bu defa parlamento hukuku boruyla sindirilemez. Emekli bir askerin peşine düşüp Meclis’i, milletvekillerini, yasama dokunulmazlığını izama yeltenenler herhalde kendi geçmişlerinden utanıyorlar. Aksi takdirde böyle bir yanlışın içine düşmezlerdi’ dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Elazığ Sivrice merkezli 6.8 büyüklüğündeki depremin ardından başlatılan yardım kampanyasına da katılım çağrısında bulundu.

Bir önceki yazımız olan CHP heyeti çığ faciası üzerine Van'a gidiyor başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Related posts

Leave a Comment